İlk yazısını ben mi okudum, bilmiyorum. En dikkatimi çeken şey, cümleleri olmuştu… Kusursuzluk kul için söylenmez, Tekin Şener nesri kusursuz cümle kurma çabası konusunda çok iyi bir örnektir. Yıllar önce bir yazar arkadaşla ortak bir “Cümle Risalesi” kitabı yazmayı düşünmüştük. Sonra yollar ayrıldı ve yıllar araya girdi; onu popüler olma hevesi, beni “ortamsızlık” böyle hayırlı bir teşebbüsten/teşebbüslerden alıkoydu.

Hür tefekkürün sığınağının olmadığı bir fikir ortamında Tekin Şener’in açtığı kulvarı izleyecek genç yazarlar/bir, birkaç yazar umarım çıkar.

Ayrıca ve önemle ülkenin en iyi şehir dergisi olmasına rağmen, ısrarla çörekçi otoritelerin görmemeye çalıştığı Hayat Ağacı Dergisi’nin editöründen söz ettiğimi belirtmek isterim.

Göz mahrumiyeti, gönül tembelliğine yol açmadı; tersine had safhada bir titizlikle çalıştı. Bu dergi, onun nesrinden ayrı tutulamaz, dergiye gelen bazı yazıları neredeyse ince eleğe tabi tuttu ve biraz düşman da kazanmış oldu.

“İlk yazısını ben mi okudum, bilmiyorum.” cümlesine bakarak, yazmaya hevesli bir gençten söz ettiğim zannedilmesin. Tekin Şener, tefekkür dünyasını yazıya açma noktasında belki biraz gecikmiş bir olgun kalemdir. Bendeniz eleştirmen değilim; bu yüzden alıntılarla kimseye yol göstermeyi, ikna etmeyi beceremem. Kalbimi, kendimi ikna etmekten ileri derecede yorgun düştüm zaten. Kitabın adı bile beni oku demektedir: Ötekiler Günü. “Ötekiler kim?” diye soracak olana da “Aceze İttifakı” yazısını önce okumalarını tavsiye ederim. Çok zaman önce bir sağlam tespit olarak Ziya Paşa’nın dile getirdiği “Aceze İttifakı” sosyolojisi hâlâ geçerli çünkü. Tekin’in sadece bu yazısı için bile bu kitap okunmalıdır. 

Bu ülke her kesimde hükmünü sürdüren acezenin ittifakından çok çekti. Ötekiler’in günü de gelsin dilerim.

Berat Demirci

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir